irşat

كَانَ مُعَلِّمُنَا دَائِمًا يُرْشِدُ الطُّلَّابَ لِإِظْهَارِ الطَّرِيقِ الصَّحِيحِ لَهُمْ.

Hocamız, öğrencilere her zaman doğru yolu göstermek için irşat ederdi.

تُعْتَبَرُ أَنْشِطَةُ التَّوْجِيهِ مُهِمَّةً لِحِمَايَةِ الْقِيَمِ الْأَخْلَاقِيَّةِ لِلْمُجْتَمَعِ.

Toplumun ahlaki değerlerini korumak için irşat faaliyetleri önemlidir.

الْهِدَايَةُ هِيَ عَمَلِيَّةُ تَوْجِيهِ النَّاسِ نَحْوَ السُّلُوكِيَّاتِ الصَّحِيحَةِ.

İrşat, insanları doğru davranışlara yönlendirme sürecidir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler