iri

اشْتَرَيْتُ طَمَاطِمَ كَبِيرَةً جِدًّا مِنَ السُّوقِ.

Pazardan çok iri domatesler aldım.

تُوجَدُ شَجَرَةٌ ضَخْمَةٌ جِدًّا فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede çok iri bir ağaç var.

مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا حَمْلُ هَذِهِ الْحِجَارَةِ الْجَسِيمَةِ.

Bu iri taşları taşımak çok zor.

Eşdizimler