irili ufaklı

كَانَتْ هُنَاكَ أَشْجَارٌ مُتَفَاوِتَةُ الْأَحْجَامِ فِي الْحَدِيقَةِ، وَكَانَتْ جَمِيعُهَا جَمِيلَةً جِدًّا.

Bahçede irili ufaklı birçok ağaç vardı ve hepsi çok güzeldi.

حَاوَلَ الْأَطْفَالُ جَمْعَ الْحِجَارَةِ بِأَحْجَامٍ مُخْتَلِفَةٍ لِبِنَاءِ بُرْجٍ.

Çocuklar, irili ufaklı taşları toplayıp bir kule yapmaya çalıştılar.

كَانَتِ التُّفَّاحَاتُ مُتَنَوِّعَةَ الْأَحْجَامِ تُبَاعُ فِي السُّوقِ، وَاخْتَرْتُ أَلَذَّهَا.

Markette irili ufaklı elmalar satılıyordu ve ben en tatlı olanları seçtim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler