isabet

أَصَابَ الرَّامِي الْهَدَفَ بِدِقَّةٍ بَالِغَةٍ وَتَلَقَّى تَصْفِيقًا كَبِيرًا.

Okçu, hedefi tam isabetle vurdu ve büyük bir alkış aldı.

سَتُسَاعِدُنَا دِقَّةُ هَذَا التَّقْدِيرِ فِي تَشْكِيلِ خُطَطِنَا الْمُسْتَقْبَلِيَّةِ.

Bu tahminin isabeti, gelecekteki planlarımızı şekillendirmemize yardımcı olacak.

سَيَتِمُّ فَهْمُ صَوَابِ الْقَرَارِ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ بِمُرُورِ الْوَقْتِ.

Kararın isabeti, zamanla daha iyi anlaşılacaktır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler