اضْطُرَّ الطَّالِبُ إِلَى الْوِشَايَةِ بِصَدِيقِهِ لِمُعَلِّمِهِ.
Öğrenci, arkadaşını öğretmenine ispiyonlamak zorunda kaldı.
اضْطُرَّ الطَّالِبُ إِلَى الْوِشَايَةِ بِصَدِيقِهِ لِمُعَلِّمِهِ.
Öğrenci, arkadaşını öğretmenine ispiyonlamak zorunda kaldı.
لَا أَحَدَ يُرِيدُ أَنْ يَنِمَّ عَلَى أَصْدِقَائِهِ.
Kimse arkadaşlarını ispiyonlamak istemez.
كَانَ إِفْشَاءُ السِّرِّ لِلشُّرْطَةِ قَرَارًا صَحِيحًا.
Olayı polise ispiyonlamak doğru bir karardı.