أَشْعُرُ الْيَوْمَ أَنَّنِي غَيْرُ رَاغِبٍ فِي الذَّهَابِ إِلَى الْعَمَلِ.
Bugün işe gitmek için çok isteksiz hissediyorum.
أَشْعُرُ الْيَوْمَ أَنَّنِي غَيْرُ رَاغِبٍ فِي الذَّهَابِ إِلَى الْعَمَلِ.
Bugün işe gitmek için çok isteksiz hissediyorum.
كَانَ مُتَرَدِّدًا فِي طَلَبِ الْمُسَاعَدَةِ لِأَنَّهُ كَانَ فَخُورًا.
Yardım istemek konusunda isteksizdi çünkü gururluydu.
لَاحَظْتُ أَنَّهُ فَقَدَ الْحَمَاسَ لِكُلِّ شَيْءٍ مُؤَخَّرًا.
Son zamanlarda her şeye karşı isteksiz olduğunu fark ettim.
آبٍ، مُسْتَنْكِف