isticvap

اجْتَمَعَ الْبَرْلَمَانُ لِاسْتِجْوَابِ الْوَزِيرِ.

Meclis, bakanı isticvap etmek için toplandı.

اسْتَجْوَبَتِ الشُّرْطَةُ الْمُشْتَبَهَ بِهِ.

Polis, şüpheliyi isticvap etti.

تَمَّتْ مُسَاءَلَةُ الْحُكُومَةِ بِسَبَبِ مَزَاعِمِ الْفَسَادِ.

Hükümet, yolsuzluk iddiaları nedeniyle isticvap edildi.

İlişkili Kelimeler