اسْتَقَالَ الْمُدِيرُ بِقَرَارٍ مُفَاجِئٍ.
Müdür, ani bir kararla istifa etti.
اسْتَقَالَ الْمُدِيرُ بِقَرَارٍ مُفَاجِئٍ.
Müdür, ani bir kararla istifa etti.
اضْطُرَّ الْوَزِيرُ إِلَى التَّنَحِّي بِسَبَبِ الِادِّعَاءَاتِ ضِدَّهُ.
Bakan, hakkındaki iddialar üzerine istifa etmek zorunda kaldı.