لَقَدْ كَدَّسْتُ الْأَخْشَابَ بِشَكْلٍ مُنَظَّمٍ بَعْدَ جُهْدٍ كَبِيرٍ.
Odunları düzgün bir şekilde istiflemek için çok uğraştım.
لَقَدْ كَدَّسْتُ الْأَخْشَابَ بِشَكْلٍ مُنَظَّمٍ بَعْدَ جُهْدٍ كَبِيرٍ.
Odunları düzgün bir şekilde istiflemek için çok uğraştım.
اسْتَغْرَقَ رَصُّ الْكُتُبِ عَلَى الرُّفُوفِ وَقْتًا طَوِيلًا.
Kitapları raflara istiflemek zamanımı aldı.
كَوَّمَ، رَكَمَ، نَضَدَ، اِكْتَنَزَ