istiflenmek

كَانَ يَجِبُ أَنْ تَتَكَدَّسَ الْبَضَائِعُ بِشَكْلٍ مُنَظَّمٍ فِي الْمُسْتَوْدَعِ.

Mallar depoda düzgünce istiflenmek zorundaydı.

تَمَّ وَضْعُ الْكُتُبِ لِتَتَرَاصَّ بِإِحْكَامٍ عَلَى الرُّفُوفِ.

Kitaplar raflarda sıkıca istiflenmek için yerleştirildi.

İlişkili Kelimeler