itibar

تَسْتَمِدُّ سُمْعَةُ الشَّرِكَةِ فِي السُّوقِ مِنَ الْمُنْتَجَاتِ عَالِيَةِ الْجَوْدَةِ الَّتِي تُقَدِّمُهَا.

Şirketin piyasadaki itibarı, sunduğu kaliteli ürünlerden kaynaklanmaktadır.

يَتَمَتَّعُ هَذَا الطَّبِيبُ بِاعْتِبَارٍ كَبِيرٍ فِي الْمُجْتَمَعِ بِسَبَبِ خِبْرَتِهِ وَمَهَارَتِهِ.

Bu doktor, tecrübesi ve becerisi sayesinde toplumda büyük bir itibara sahiptir.

لِهَذَا الْمُعَلِّمِ مَكَانَةٌ كَبِيرَةٌ بَيْنَ طُلَّابِهِ.

Bu öğretmenin öğrencileri arasında büyük bir itibarı var.

Ayrıca: مِصْدَاقِيَّة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler