itidal

مِنَ الْمُهِمِّ عَدَمُ فُقْدَانِ الِاعْتِدَالِ فِي كُلِّ شَيْءٍ مِنْ أَجْلِ حَيَاةٍ صِحِّيَّةٍ.

Her konuda itidali elden bırakmamak, sağlıklı bir yaşam için önemlidir.

تَمَكَّنَ مِنِ اتِّخَاذِ الْقَرَارَاتِ الصَّحِيحَةِ مِنْ خِلَالِ الْحِفَاظِ عَلَى رَزَانَتِهِ فِي أَوْقَاتِ الْأَزَمَاتِ.

Kriz anlarında itidalini koruyarak doğru kararlar almayı başardı.

إِنَّ حِفَاظَهُ عَلَى هُدُوئِهِ أَثْنَاءَ الْجِدَالِ قَلَّلَ مِنَ التَّوَتُّرِ فِي الْجَوِّ.

Tartışma sırasında itidalini koruması, ortamın gerginliğini azalttı.

İlişkili Kelimeler