itilaf

تَمَّ التَّوَصُّلُ إِلَى اتِّفَاقٍ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ بَعْدَ مُفَاوَضَاتٍ طَوِيلَةٍ.

İki ülke arasında uzun süren müzakereler sonunda bir itilaf sağlandı.

شَكَّلَتِ الْأَحْزَابُ السِّيَاسِيَّةُ تَحَالُفًا لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الِانْتِخَابَاتِ.

Siyasi partiler, seçimlerde başarılı olmak için bir itilaf kurdular.

اجْتَمَعَتْ دُوَلُ التَّحَالُفِ لِتَشْكِيلِ نِظَامٍ جَدِيدٍ فِي نِهَايَةِ الْحَرْبِ.

İtilaf devletleri, savaşın sonunda bir araya gelerek yeni bir düzen kurdular.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler