الِاسْتِيقَاظُ مُبَكِّراً كُلَّ صَبَاحٍ هُوَ عَادَةٌ بِالنِّسْبَةِ لِي.
Her sabah erken kalkmak benim için bir itiyattır.
الِاسْتِيقَاظُ مُبَكِّراً كُلَّ صَبَاحٍ هُوَ عَادَةٌ بِالنِّسْبَةِ لِي.
Her sabah erken kalkmak benim için bir itiyattır.
التَّدْخِينُ هُوَ تَعَوُّدٌ سَيِّئٌ، يَجِبُ عَلَيْكَ الْإِقْلَاعُ عَنْهُ.
Sigara içmek kötü bir itiyattır, bırakmalısın.