تَعَرَّفَ عَلَى الْأَفْكَارِ الِاتِّحَادِيَّةِ فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ.
O, genç yaşta ittihatçı fikirlerle tanışmıştı.
تَعَرَّفَ عَلَى الْأَفْكَارِ الِاتِّحَادِيَّةِ فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ.
O, genç yaşta ittihatçı fikirlerle tanışmıştı.
كَانَ هَدَفُ دُعَاةِ الِاتِّحَادِ هُوَ تَحْدِيثَ الْبِلَادِ.
İttihatçıların amacı, ülkeyi modernleştirmekti.