iyi gitmek

تَسِيرُ الْأُمُورُ عَلَى مَا يُرَامُ فِي الْوَقْتِ الْحَالِي، آمُلُ أَنْ يَسْتَمِرَّ هَذَا.

İşler şimdilik iyi gidiyor, umarım böyle devam eder.

هَذَا اللَّوْنُ نَاسَبَكِ جِدًّا، يُبْرِزُ عَيْنَيْكِ.

Bu renk sana çok iyi gitti, gözlerini ortaya çıkarıyor.

İlişkili Kelimeler