يَجِبُ أَنْ نُحَاوِلَ حَلَّ الْمَشَاكِلِ بِلُطْفٍ.
Sorunları iyilikle çözmeye çalışmalıyız.
يَجِبُ أَنْ نُحَاوِلَ حَلَّ الْمَشَاكِلِ بِلُطْفٍ.
Sorunları iyilikle çözmeye çalışmalıyız.
مِنَ الْمُهِمِّ مُعَامَلَةُ النَّاسِ بِطِيبَةٍ.
İnsanlara iyilikle davranmak önemlidir.
يَجِبُ أَنْ تَقْتَرِبَ دَائِمًا بِإِحْسَانٍ.
Her zaman iyilikle yaklaşmalısın.
بِالمَعْرُوف، بِالجَمِيل، بِمَعْرُوف