اضْطُرِرْتُ لِطَلَبِ الْإِذْنِ مِنْ مُدِيرِي لِلْمُغَادَرَةِ مُبَكِّرًا مِنَ الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıdan erken ayrılmak için yöneticimden izin istemek zorunda kaldım.
اضْطُرِرْتُ لِطَلَبِ الْإِذْنِ مِنْ مُدِيرِي لِلْمُغَادَرَةِ مُبَكِّرًا مِنَ الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıdan erken ayrılmak için yöneticimden izin istemek zorunda kaldım.
اسْتَأْذَنَ الْأَطْفَالُ مِنْ أُمَّهَاتِهِمْ لِلَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuklar bahçede oynamak için annelerinden izin istediler.
نَحْتَاجُ إِلَى طَلَبِ السَّمَاحِ مِنَ الْجَمِيعِ لِبَدْءِ مَشْرُوعٍ جَدِيدٍ.
Yeni bir proje başlatmak için herkesten izin istememiz gerekiyor.
اِسْتَأْذَنَ، اِسْتَسْمَحَ