izlenim (veya izlemini) bırakmak (veya vermek)

تَرَكَ الْمُعَلِّمُ الْجَدِيدُ اِنْطِبَاعًا إِيجَابِيًّا جِدًّا عَلَى الطُّلَّابِ.

Yeni öğretmen öğrencilerin üzerinde çok olumlu bir izlenim bıraktı.

أَثَّرَ فِيَّ حَدِيثُهُ كَثِيرًا.

Konuşması bende derin bir izlenim bıraktı.

يُعْطِي هَذَا الْفِلْمُ صُورَةً وَاقِعِيَّةً عَنِ الْحَيَاةِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ فِي تِلْكَ الْفَتْرَةِ.

Bu film, o dönemin sosyal yaşamı hakkında gerçekçi bir izlenim bırakıyor.

Ayrıca: خَلَّفَ أَثَرًا، طَبَعَ فِي الذِّهْنِ، رَسَّخَ فِكْرَةً، أَوْحَى بِ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler