اسْتَخْدَمْتُ بَعْضَ الْهُلَامِ لِتَصْفِيفِ شَعْرِي.
Saçımı şekillendirmek için biraz jel kullandım.
اسْتَخْدَمْتُ بَعْضَ الْهُلَامِ لِتَصْفِيفِ شَعْرِي.
Saçımı şekillendirmek için biraz jel kullandım.
حَاوَلْتُ تَهْدِئَةَ بَشَرَتِي بِوَضْعِ جِلٍّ يُخَفِّفُ مِنْ حُرُوقِ الشَّمْسِ.
Güneş yanığına iyi gelen bir jel sürerek cildimi rahatlatmaya çalıştım.