jiletlemek

ذَهَبَتْ إِلَى الْحَمَّامِ لِتَحْلِقَ سَاقَهَا لَكِنَّهَا تَرَاجَعَتْ بَعْدَ ذَلِكَ.

Bacağını jiletlemek için banyoya gitti ama sonra vazgeçti.

أَرَادَ الرَّجُلُ أَنْ يَجْرَحَ ذِرَاعَيْهِ بِشَفْرَةِ الْحِلَاقَةِ بِسَبَبِ الْأَلَمِ الَّذِي كَانَ يُعَانِيهِ.

Adam, yaşadığı acı nedeniyle kollarını jiletlemek istedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler