kâtip

كَاتِب — كُتَّاب

كَانَ الْكَاتِبُ مُكَلَّفًا بِأَرْشَفَةِ الْمُسْتَنَدَاتِ الْوَارِدَةِ بِشَكْلٍ مُنَظَّمٍ.

Kâtip, gelen evrakları düzenli bir şekilde dosyalamakla görevliydi.

سِكْرِتِير — سِكْرِتِيرُون

يَقُومُ السِّكْرْتِيرُ بِتَرْتِيبِ جَمِيعِ مَوَاعِيدِ وَاجْتِمَاعَاتِ مُدِيرِهِ.

Sekreter, yöneticisinin tüm randevularını ve toplantılarını ayarlıyor.

أَعَدَّ الْمُدَوِّنُ تَقْرِيرًا عَنْ طَرِيقِ تَدْوِينِ الْقَرَارَاتِ الْمُتَّخَذَةِ خِلَالَ الِاجْتِمَاعِ.

Kâtip, toplantı sırasında alınan kararları not alarak bir rapor hazırladı.

İlişkili Kelimeler