kökten

يَجِبُ عَلَيْنَا تَبَنِّي نَهْجٍ جَدِيدٍ لِحَلِّ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ جَذْرِيًّا.

Bu sorunu kökten çözmek için yeni bir yaklaşım benimsemeliyiz.

تَمَّ التَّخْطِيطُ لِهَذَا الْمَشْرُوعِ بِشَكْلٍ خَاطِئٍ مِنَ الْأَسَاسِ.

Bu proje, baştan sona kökten yanlış planlanmış.

لَقَدْ غَيَّرَ هَذَا الْحَدَثُ حَيَاتِي بِشَكْلٍ كَامِلٍ.

Bu olay, hayatımı kökten değiştirdi.

Eşdizimler