عَبْد — عَبِيد
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ أَسْرَى الْحَرْبِ يُسْتَخْدَمُونَ عَادَةً كَعَبِيدٍ.
Eski çağlarda, savaş esirleri genellikle köle olarak kullanılırdı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ أَسْرَى الْحَرْبِ يُسْتَخْدَمُونَ عَادَةً كَعَبِيدٍ.
Eski çağlarda, savaş esirleri genellikle köle olarak kullanılırdı.
عَلَى مَرِّ التَّارِيخِ، أَدَّتْ تِجَارَةُ الرَّقِيقِ إِلَى تَدْمِيرِ حَيَاةِ الْمَلَايِينِ مِنَ النَّاسِ.
Tarih boyunca, köle ticareti milyonlarca insanın hayatını karartmıştır.
كَانَ الْمُسْتَعْبَدُ يَحْلُمُ بِالْحُرِّيَّةِ.
Köle özgürlüğü hayal ediyordu.