حَارَبَ الْجُنُودُ لِلِاحْتِفَاظِ بِرَأْسِ الْجِسْرِ بَعْدَ عُبُورِ النَّهْرِ.
Askerler, nehri geçtikten sonra köprübaşını tutmak için savaştılar.
حَارَبَ الْجُنُودُ لِلِاحْتِفَاظِ بِرَأْسِ الْجِسْرِ بَعْدَ عُبُورِ النَّهْرِ.
Askerler, nehri geçtikten sonra köprübaşını tutmak için savaştılar.
تُحَاوِلُ الشَّرِكَةُ إِنْشَاءَ مَوْقِعٍ اسْتِرَاتِيجِيٍّ لِفَتْحِ أَسْوَاقٍ جَدِيدَةٍ.
Şirket, yeni pazarlara açılmak için bir köprübaşı oluşturmaya çalışıyor.
هَذِهِ الْمَدِينَةُ هِيَ نُقْطَةُ انْطِلَاقٍ مُمْتَازَةٌ لِلْوُصُولِ إِلَى الْمُدُنِ الْأُخْرَى فِي الْمِنْطَقَةِ.
Bu şehir, bölgedeki diğer şehirlere ulaşmak için mükemmel bir köprübaşıdır.