köprülemek

تَمَّ تَصْمِيمُ هَذَا الْمَشْرُوعِ لِرَبْطِ التَّخَصُّصَاتِ الْمُخْتَلِفَةِ.

Bu proje, farklı disiplinleri köprülemek için tasarlandı.

سَوْفَ يَرْبِطُ الطَّرِيقُ الْجَدِيدُ بَيْنَ الْمَدِينَتَيْنِ.

Yeni yol, iki şehri birbirine köprüleyecek.

سَتُجَسِّرُ هَذِهِ الِاتِّفَاقِيَّةُ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.

Bu anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkileri köprüleyecek.

Ayrıca: أَقَامَ جِسْرًا

İlişkili Kelimeler