körleşmek

فَقَدَ السِّكِّينُ حِدَّتَهُ بِسَبَبِ الِاسْتِخْدَامِ الْمُسْتَمِرِّ وَأَصْبَحَ أَخْرَقَ.

Bıçak sürekli kullanımdan sonra keskinliğini kaybederek körleşti.

أَصْبَحَ هَذَا الدَّوَاءُ غَيْرَ فَعَّالٍ بَعْدَ اسْتِخْدَامِهِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Bu ilaç uzun süre kullanıldıktan sonra etkisini kaybederek körleşti.

İlişkili Kelimeler