أَصْبَحَ الْقِطُّ أَعْمَى بَعْدَ الْحَادِثِ.
Kedi kazadan sonra körlendi.
أَصْبَحَ الْقِطُّ أَعْمَى بَعْدَ الْحَادِثِ.
Kedi kazadan sonra körlendi.
ضَعُفَ بَصَرُهُ مِنَ النَّظَرِ إِلَى شَاشَةِ الْكَمْبْيُوتَرِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun süre bilgisayar ekranına bakmaktan gözleri körlendi.
انْطَفَأَ نُورُ الْمِصْبَاحِ فِي الْعَاصِفَةِ.
Fırtınada lambanın ışığı körlendi.