أَشْعَلْتُ الشَّوَّايَةَ لِشَيِّ الْبَاذِنْجَانِ.
Patlıcanları közlemek için mangalı yaktım.
أَشْعَلْتُ الشَّوَّايَةَ لِشَيِّ الْبَاذِنْجَانِ.
Patlıcanları közlemek için mangalı yaktım.
أَعَدَّتْ أُمِّي سَلَطَةً بِتَجْمِيرِ الْفُلْفُلِ.
Annem biberleri közleyerek salata yaptı.
إِنَّ وَضْعَ اللَّحْمِ عَلَى الْجَمْرِ يَمْنَحُهُ نَكْهَةً فَرِيدَةً.
Eti közlemek, ona eşsiz bir lezzet verir.
تَجْمِير