küçük

أَعِيشُ فِي مَنْزِلٍ صَغِيرٍ فِي هَذِهِ الْمَدِينَةِ وَأَنَا سَعِيدٌ جِدًّا.

Bu şehirde küçük bir evde yaşıyorum ve çok mutluyum.

لَمْ يَتَبَقَّ فِي حَقِيبَتِي سِوَى مَبْلَغٍ ضَئِيلٍ مِنَ الْمَالِ.

Çantamda çok küçük bir miktar para kaldı.

İlişkili Kelimeler