مِعْوَل — مَعَاوِل
اسْتَخْدَمَ الْعُمَّالُ الْمِعْوَلَ وَالْفَأْسَ لِفَتْحِ النَّفَقِ.
İşçiler, tüneli açmak için külünk ve kazma kullandılar.
اسْتَخْدَمَ الْعُمَّالُ الْمِعْوَلَ وَالْفَأْسَ لِفَتْحِ النَّفَقِ.
İşçiler, tüneli açmak için külünk ve kazma kullandılar.
كَانَ الْمُتَسَلِّقُونَ يَحْمِلُونَ فُؤُوسًا مُدَبَّبَةً مَعَهُمْ لِعُبُورِ الْأَنْهَارِ الْجَلِيدِيَّةِ.
Dağcılar, buzulları aşmak için yanlarında külünk taşıyorlardı.