küllemek

بَعْدَ أَنْ طَهَتْ أُمِّي الْبَطَاطَا فِي الْجَمْرِ، أَعَادَتْهَا إِلَى الْمَوْقِدِ لِتَغْطِيَتِهَا بِالرَّمَادِ.

Annem, patatesleri közde pişirdikten sonra üzerlerini küllemek için ocağa geri koydu.

إِنَّ تَغْطِيَةَ الطَّعَامِ بِالْجَمْرِ فِي نَارِ الْمُخَيَّمِ يَمْنَحُهُ نَكْهَةً فَرِيدَةً وَيَجْعَلُهُ يُطْهَى بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.

Kamp ateşinde yemeği küllemek, ona eşsiz bir lezzet katıyor ve daha iyi pişmesini sağlıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler