künde

فَازَ الْمُصَارِعُ الَّذِي قَامَ بِخَدْعَةٍ عَلَى مُنَافِسِهِ بِالْمُبَارَاةِ.

Rakibine kündeyi basan güreşçi, maçı kazandı.

السِّيَاسِيُّونَ يَبْحَثُونَ بِاسْتِمْرَارٍ عَنْ مَكِيدَةٍ ضِدَّ مُنَافِسِيهِمْ.

Politikacılar, rakiplerine karşı sürekli künde peşindeler.

حِيلَة — حِيَل

يَسْتَخْدِمُ المُحْتَالُونَ حِيَلًا مُخْتَلِفَةً لِخِدَاعِ النَّاسِ.

Dolandırıcılar, insanları kandırmak için çeşitli kündeler kullanırlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler