فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْمَاءُ يُنْقَلُ إِلَى الْمَدِينَةِ عَبْرَ أَنَابِيبَ فَخَّارِيَّةٍ.
Eski zamanlarda su, künkler aracılığıyla şehre taşınırdı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْمَاءُ يُنْقَلُ إِلَى الْمَدِينَةِ عَبْرَ أَنَابِيبَ فَخَّارِيَّةٍ.
Eski zamanlarda su, künkler aracılığıyla şehre taşınırdı.
تُسْتَخْدَمُ مَاسُورَاتٌ إِسْمَنْتِيَّةٌ عَادَةً فِي الْمَبَانِي الْجَدِيدَةِ.
Yeni yapılan binalarda genellikle beton künkler kullanılıyor.