الْأَطْفَالُ يُحِبُّونَ اللَّعِبَ بِالْمُكَعَّبَاتِ الْمُلَوَّنَةِ كَثِيرًا.
Çocuklar, renkli küplerle oynamayı çok seviyorlar.
الْأَطْفَالُ يُحِبُّونَ اللَّعِبَ بِالْمُكَعَّبَاتِ الْمُلَوَّنَةِ كَثِيرًا.
Çocuklar, renkli küplerle oynamayı çok seviyorlar.
اعْتَادَ جَدِّي عَلَى تَخْزِينِ زَيْتِ الزَّيْتُونِ فِي جَرَّةٍ كَبِيرَةٍ.
Dedem, zeytinyağını büyük bir küpte saklardı.
أُسُّ ثَمَانِيَةٍ يُسَاوِي خَمْسَمِائَةٍ وَاثْنَيْ عَشَرَ.
Sekizin küpü beş yüz on ikiye eşittir.
زِير، خَابِيَة