لَمْ يَدُمِ الِاسْتِيَاءُ بَيْنَهُمَا طَوِيلاً، وَسُرْعَانَ مَا تَصَالَحَا.
Aralarındaki küskünlük uzun sürmedi, hemen barıştılar.
لَمْ يَدُمِ الِاسْتِيَاءُ بَيْنَهُمَا طَوِيلاً، وَسُرْعَانَ مَا تَصَالَحَا.
Aralarındaki küskünlük uzun sürmedi, hemen barıştılar.
يُمْكِنُ أَنْ يُسَبِّبَ الْخِصَامُ اضْطِرَابًا فِي الْأُسْرَةِ.
Küskünlük, aile içinde huzursuzluğa neden olabilir.
عَادَةً مَا يَكُونُ زَعَلُ الْأَطْفَالِ قَصِيراً.
Çocukların küskünlüğü genellikle kısa sürer.