küvet

مَغْطِس — مَغَاطِس

كَانَ هُنَاكَ مَغْطِسُ جَاكُوزِي فِي غُرْفَةِ الْفُنْدُقِ.

Otel odasında jakuzili bir küvet vardı.

بَانْيُو — بانيوهات

أُحِبُّ الِاسْتِرْخَاءَ فِي الْبَانْيُو بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ الْعَمَلِ.

Uzun bir iş gününden sonra küvette rahatlamayı seviyorum.

مِنْ فَضْلِكَ لَا تَنْسَ تَنْظِيفَ حَوْضِ الِاسْتِحْمَامِ بَعْدَ الِاسْتِحْمَامِ.

Banyo yaptıktan sonra küveti temizlemeyi unutma lütfen.

Ayrıca: حَوْضُ غَسِيلٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler