kışkırtma

يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ الِاسْتِفْزَازُ إِلَى الْعُنْفِ.

Kışkırtma, şiddete yol açabilir.

جَذَبَتْ إِثَارَةُ وَسَائِلِ الْإِعْلَامِ رَدَّ فِعْلِ الْجُمْهُورِ.

Medyanın kışkırtması, halkın tepkisini çekti.

يُعْتَبَرُ فِعْلُ التَّحْرِيضِ جَرِيمَةً قَانُونِيَّةً.

Kışkırtma eylemi, yasal olarak suçtur.

İlişkili Kelimeler