kılınmak

أُدِّيَتِ الصَّلَاةُ فِي الْمَسْجِدِ جَمَاعَةً، كَانَتْ تَجْرِبَةً جَمِيلَةً لِلْغَايَةِ.

Namaz camide cemaatle kılındı, bu çok güzel bir deneyimdi.

فُعِلَ كُلُّ شَيْءٍ كَمَا طَلَبْتَ.

Her şey istediğin gibi yapıldı.