kılavuzlamak

مِنَ الضَّرُورِيِّ تَوْجِيهُ الْمُهَنْدِسِينَ الشَّبَابِ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ الصَّعْبِ، هَذَا مُفِيدٌ جِدّاً.

Bu zorlu projede genç mühendisleri kılavuzlamak gerekiyor, bu çok faydalı.

تَقَعُ عَلَى عَاتِقِ الْقُبْطَانِ مَسْؤُولِيَّةُ قِيَادَةِ السَّفِينَةِ بِأَمَانٍ إِلَى الْمِينَاءِ، هَذَا يَتَطَلَّبُ الْكَثِيرَ مِنَ الِاهْتِمَامِ.

Gemiyi güvenli bir şekilde limana kılavuzlamak kaptanın sorumluluğundadır, bu çok dikkat gerektirir.