kımıldamak

مِنْ فَضْلِكَ لَا تَتَحَرَّكْ مِنْ مَكَانِكَ، الْعَرْضُ سَيَبْدَأُ قَرِيبًا.

Lütfen yerinizden kımıldamayın, gösteri birazdan başlayacak.

حَاوَلَ أَنْ يَجِدَ وَضْعِيَّةً أَكْثَرَ رَاحَةً عَنْ طَرِيقِ التَّزَحْزُحِ قَلِيلًا عَلَى الْكُرْسِيِّ.

Sandalyede biraz kımıldayarak daha rahat bir pozisyon bulmaya çalıştı.

اهْتَزَّ الْمَبْنَى قَلِيلًا أَثْنَاءَ الزِّلْزَالِ.

Depremde bina hafifçe kımıldadı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler