kımıldatmak

هَلْ يُمْكِنُكَ تَحْرِيكُ الْكُرْسِيِّ قَلِيلًا، لَا أَسْتَطِيعُ الْمُرُورَ؟

Lütfen sandalyeyi biraz kımıldatır mısın, geçemiyorum.

هَزَّ الزِّلْزَالُ الْمَبَانِيَ بِخِفَّةٍ.

Deprem, binaları hafifçe kımıldattı.

İlişkili Kelimeler