تَمَّ وَضْعُ الْحِنَّاءِ عَلَى يَدَيِ الْعَرُوسِ قَبْلَ الزِّفَافِ.
Düğünden önce gelinin ellerine kına yakıldı.
تَمَّ وَضْعُ الْحِنَّاءِ عَلَى يَدَيِ الْعَرُوسِ قَبْلَ الزِّفَافِ.
Düğünden önce gelinin ellerine kına yakıldı.
صَبْغُ الْحِنَّاءِ هُوَ زَخْرَفَةٌ تَقْلِيدِيَّةٌ تُسْتَخْدَمُ خَاصَّةً فِي الْمُنَاسَبَاتِ الْخَاصَّةِ.
Kına, özellikle özel günlerde kullanılan geleneksel bir süslemedir.
حِنَّا، حَنَّة، خِضَاب