kınanmak

لَمْ يَرْغَبْ فِي أَنْ يُدِينَهُ الْمُجْتَمَعُ بِسَبَبِ الْأَخْطَاءِ الَّتِي ارْتَكَبَهَا.

Yaptığı hatalardan dolayı toplum tarafından kınanmak istemiyordu.

أَحْزَنَهُ كَثِيرًا أَنْ يَتِمَّ التَّنْدِيدُ بِهِ مِنْ قِبَلِ عَائِلَتِهِ وَأَصْدِقَائِهِ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ.

Davranışları nedeniyle ailesi ve arkadaşları tarafından kınanmak onu çok üzdü.

اُسْتُنْكِرَ سُلُوكُهُ فِي الْمَدْرَسَةِ.

Okuldaki davranışı kınandı.

İlişkili Kelimeler