kıpık

Anlamlar

كان ينام وعيناه مطبقتان بإحكام، ولم يجرؤ أحد على إيقاظه.

Gözleri kıpık bir şekilde uyuyordu, kimse onu uyandırmaya cesaret edemedi.

كانت عيناه شبه مغلقتين من التعب، وكاد أن ينام.

Yorgunluktan gözleri kıpık bir haldeydi, neredeyse uyuyakalacaktı.