kıranta

لَا يَزَالُ وَالِدِي يَبْدُو وَسِيمًا وَجَذَّابًا لِلْغَايَةِ بِشَعْرِهِ الشِّيبِ.

Babam kıranta saçlarıyla hala çok yakışıklı ve karizmatik görünüyor.

الرَّجُلُ الَّذِي بَدَأَ يَشِيبُ هُوَ شَخْصٌ لَا يَزَالُ يُحِبُّ الِاعْتِنَاءَ بِنَفْسِهِ وَيَهْتَمُّ بِهَا عَلَى الرَّغْمِ مِنْ تَقَدُّمِهِ فِي السِّنِّ.

Kıranta bir adam, yaşına rağmen hala kendine bakmayı seven ve özen gösteren biridir.