اشْتَرَتْ لِي أُمِّي حِذَاءً أَحْمَرَ جَدِيدًا مِنَ السُّوقِ لِأَلْبَسَهُ فِي العِيدِ.
Annem bayramda giymem için bana pazardan yeni kırmızı bir ayakkabı aldı.
اشْتَرَتْ لِي أُمِّي حِذَاءً أَحْمَرَ جَدِيدًا مِنَ السُّوقِ لِأَلْبَسَهُ فِي العِيدِ.
Annem bayramda giymem için bana pazardan yeni kırmızı bir ayakkabı aldı.
تُعْتَبَرُ الْوُرُودُ الْقِرْمِزِيَّةُ رَمْزًا لِلْحُبِّ وَالْعَاطِفَةِ.
Kırmızı güller, aşkın ve tutkunun sembolü olarak kabul edilir.
أُحِبُّ الْوُرُودَ الْحُمْرَ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçedeki kırmızı gülleri severim.