فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ بُيُوتُ الدَّعَارَةِ فِي الْمُدُنِ السَّاحِلِيَّةِ تَكْتَظُّ بِالْبَحَّارَةِ.
Eski zamanlarda, liman kentlerindeki kırmızıfenerler genellikle denizcilerle dolup taşardı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ بُيُوتُ الدَّعَارَةِ فِي الْمُدُنِ السَّاحِلِيَّةِ تَكْتَظُّ بِالْبَحَّارَةِ.
Eski zamanlarda, liman kentlerindeki kırmızıfenerler genellikle denizcilerle dolup taşardı.
عَادَةً مَا تُصْبِحُ الشَّوَارِعُ الَّتِي تُوجَدُ بِهَا أَمَاكِنُ لِلدَّعَارَةِ أَكْثَرَ خُطُورَةً فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ.
Kırmızıfenerlerin bulunduğu sokaklar, genellikle gece geç saatlerde daha tehlikeli hale gelir.