هَذَا الْفُسْتَانُ قَصِيرٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ أَحْصُلَ عَلَى فُسْتَانٍ أَطْوَلَ.
Bu elbise çok kısa, daha uzun bir tane almalıyım.
هَذَا الْفُسْتَانُ قَصِيرٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ أَحْصُلَ عَلَى فُسْتَانٍ أَطْوَلَ.
Bu elbise çok kısa, daha uzun bir tane almalıyım.
أَرْسَلْتُ لَهُ رِسَالَةً وَجِيزَةً.
Ona kısa bir mesaj gönderdim.
يُقَدِّمُ هَذَا الْمُلَخَّصُ نُسْخَةً مُخْتَصَرَةً مِنَ الرِّوَايَةِ.
Bu özet, romanın kısa bir versiyonunu sunuyor.
مُوجَز، مُقْتَضَب