kısa yoldan

بِاخْتِصَارٍ، إِذَا أَرَدْنَا أَنْ نَشْرَحَ الْمَوْضُوعَ، فَإِنَّ وَضْعَنَا لَيْسَ مُشَجِّعًا جِدًّا.

Konuyu kısa yoldan anlatmak gerekirse, durumumuz pek iç açıcı değil.

أَعْرِفُ بَعْضَ الْحِيَلِ لِإِنْجَازِ هَذَا الْعَمَلِ بِسُرْعَةٍ.

Bu işi kısa yoldan halletmek için bazı hileler biliyorum.